Hak dostu söz verirse

Hak dostu söz verirse

3 Şubat 2002’de Medine–i Münevvere’de, Hazreti Peygamber’in (sas) yanı başında dünyaya veda eden zamanımızın ilim, irfan ve şiir üstadlarından Ali Ulvî Kurucu Hocaefendi, 80 yılı bulan ömrü boyunca her halini hizmet şuuru ile yaşamış müstesna bir şahsiyettir.

Bolu Dağı’nda İsmail’in Yeri olarak bilinen işletmenin sahibi İsmail Bey’in, Ali Ulvî Kurucu Hocaefendi ile ilgili başından geçen bir hadiseyi İsmail Bey’in kendisinden dinleyen Yeni Şafak Gazetesi yazarı Harun Tokak, 31 Ocak 2010 Pazar günü yayınlanan yazısında olayı şöyle naklediyor:

Hocaefendi 2002 Şubatı’nın ilk günlerinde hastalanır.

Hastane günlerinde İsmail Bey’le telefonla görüşürler.

İsmail Bey “hocam ben geliyorum” diyerek ısrar etse de;

“Hayır evladım gelme ben iyiyim çıkınca senin ziyaretine geleceğim” der.

Bu, birbirini seven iki dostun son konuşmasıdır.

Bundan sonrasını dağ başında gürül gürül yanan sobanın sıcaklığında İsmail Bey’den dinliyoruz.

“Vefat ettiği gün akşam buraya gelmiş, şu ileriki masaya oturmuş haberleri izliyordum.

Bir taraftan da işlerin aksamaması için çalışanları takip ediyorum. Televizyon Ali Ulvi Hoca’nın Hakk’a yürüyüş haberini veriyordu. İki servis elemanı, birbirleri ile konuşuyorlar, iki de bir de dönüp dönüp bana bakıyorlardı.

İşaret ettim, geldiler.

Siz ne yapıyorsunuz, dedim.

‘Efendim, haberlerde vefatını izlediğiniz bu zat bu sabah buraya geldiler, sizi sordular. Beyaz elbiseler içindeydi. Biz, sabah namazını kılıp eve istirahata gittiğinizi söyleyerek, siz buyurun, biz haber verelim, hemen gelir dedik. Bize;

‘Hayır haber vermeyin, ziyaretine geldiğimi ve selamımı söyleyin’ dedi ve geldiği gibi döndü gitti.

Uğurlamak için arkasından koştuksa da bir daha göremedik. Şimdi haberlerde görünce hayretler içinde kaldık.’

“Ben çocuklara; siz kafayı sıyırmadınız değil mi? deyince;

‘Efendim biz de zaten böyle diyeceğinizi bildiğimiz için konuyu açmayı düşünmüyorduk’ dediler.



Yorum Yazın