Yine oyun, yine oyun!

Yine oyun, yine oyun!

Bir süredir Yunanistan üzerinde esen kriz rüzgârları, son günlerde kasırgaya dönüştü. Para piyasalarına yön veren aktörler, bu defa Avrupa Merkez Bankası (EBC) ve Avrupa Birliği’nin güçlü ülkeleri Almanya ve Fransa liderlerinden oluşan takımla bilek güreşine tutuştu.

Altı ay öncesi, 2009′un Kasım sonu, Aralık ayı başıydı. Para piyasalarını elinde tutan büyük oyuncuların pozisyon değiştirme zamanı gelmişti. Finansal kriz rüzgarı Dubai üzerinde esmeye başladı. Dubai World şirketinin borçlarını ödeme sıkıntısına düştüğü haberleri yayıldı. Global piyasalarda bölgesel tedirginlik oluşturuldu. Bu ülkede portföy yatırımı olan yatırımcılar korkutuldu. Global piyasalarda panik havası meydana getirildi. Portföyler boşaltılmaya başlandı. Hisse senedi, tahvil piyasalarında panik satışlar oldu. Dolar paritesi ve altın fiyatları hızla yükseldi. 3 Aralık 2009′da altının ons fiyatı 1.227 dolarla bütün zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Söz konusu büyük oyuncular ellerinde orak, hasada başladı. Portföylerde pozisyonlar değiştirildikten sonra, piyasalar sakinleşti. O tarihlerde bugünlerin senaryo tohumları da atılmıştı. Yunanistan, Portekiz ve İspanya’nın ekonomik görünümü için dosyalar hazırlanmış, rafa kaldırılmıştı. Şimdilerde altı ay önce alınan pozisyonların hasat zamanı geldi. Yunanistan, Portekiz ve İspanya ile ilgili dosyalar raflardan indirildi. Yunanistan dosyasının sayfalar karıştırıldıkça piyasalarda tedirginlik arttı. Kredi derecelendirme kuruluşları sahnedeki yerlerini aldı. Yunanistan’ın kredi notunu birkaç kademe düşürdükten sonra, Portekiz ve İspanya’nın kredi notunu da indirdiler. Oyun, Yunanistan üzerine kurulduğundan, bu ülkeyle ilgili operasyon daha büyük oldu. Yunan devlet tahvilleri ‘çöp’ düzeyine getirilerek teminat olarak kullanılamaz hale geldi. AB’nin patronları Almanya lideri Merkel ve Fransa lideri Sarkozy başlangıçta oyunu hafife aldı. Yunanistan’ı borç batağından kurtarmak için gereken önem verilmedi. Bu, piyasa oyuncularının elini güçlendirdi. Hafta başında Uluslararası Para Fonu (IMF) ve EBC’nin ortaklaşa kredi paketini Yunanistan’ın kabul etmesiyle birlikte bilek güreşi kızıştı. EBC Başkanı Trichet, reyting kuruluşlarının raporlarını reddeder noktaya geldi. Kendi reyting kuruluşlarını kuracaklarını açıkladı. Merkel ve Sarkozy, spekülatörlerin AB üzerinde kurguladıkları oyundan yakındı.

Bu gelişmeler, kurulan oyun gereği birçok yatırım aracına satış getirdi. Bir süre önce düşük faizli dolar borçlanarak değişik emtialara yatırım yapanlar, dolar açık pozisyonlarını kapatma telaşıyla bakır, petrol ve altın hariç diğer kıymetli madenlerde satışa geçince söz konusu emtia fiyatları geriledi. Euro/dolar paritesi 1.2680′lere geriledi. Euro’nun değerinin çok yükseleceğinden söz edenler şimdi ‘dolarla eşitlenir’ diyorlar. Yatırım fonlarının portföylerindeki altına alıcı getirmek için ortam sağlanmış olmasına rağmen, paraya daha çok ihtiyaç olduğundan altın satamıyorlar. Bu sebeple altın fiyatını destekleyerek altının ons fiyatı 1.200 dolara kadar tırmandırıldı. Yine de fizikî talep, bize benzer ülkelerde düşük seyrediyor. Yabancı yatırımcı diğer ülkelerdeki zararlarını karşılamak için bizim piyasalarımızda hisse senedi ve tahvil satarak, karşılığında dolar aldı. Dolar paritesi yükselirken, TL karşısında da 1,5800′e kadar çıktı. 24 ayar altın fiyatı da 60,30 lira oldu. Ancak alıcılı değil satıcılı bir piyasa oluştu. Yakında pozisyonlar kapatıldıktan sonra iyimserlikler piyasalara pompalanmaya başlanacak, her şey yeniden normale dönecek. Kısacası paradan para kazanmak için kurulan oyun aynı. Sakın ha siz bu oyuna gelmeyin.

Mehmet Ali Yıldırımtürk – Zaman



Yorum Yazın