Babam kasaptı…
Bir sığırı, ne kadar büyük olursa olsun, en çok yarım saatte keser parçalardı. Amma benim kasaplığı öğrenmeme müsaade etmedi, “Kasaplık yapmayacaksın!” derdi. Erzincan’dan ayrılmamı, arkadaşlarımdan uzaklaşmamı istiyordu. Gerçi ben çevreme bakıp “Böyle olmayacağım.” demiştim. Çevremden farklı olmak için de çalışmalara girişmiştim. Mesela bir sandık dolusu kitabım olmuştu; yani o sandığı iki kişi zor kaldırıyordu. [...]