Kader denince akla hemen insanın kaçamadığı cebrî bir kader anlayışı gelmemelidir. Kaderi; mahlûkatın yaratılış plânı, irademiz dışında başımıza gelen hâdiseler ve insanın iradî fiillerinin takdiri olmak üzere üçe ayırmak lâzımdır. Kaderin taalluk ettiği bu üç durumdur.
Mahlûkatın yaratılış plânı açısından baktığımızda kader, yaratıkların sayı, şekil vs. bakımından miktarı ve takdiridir. Bunda cebir vardır, yani yaratılış cebrî-lutfîdir. [...]