Sakarya Vatan Hastanesi Başhekimi Dursun Bostancı, karpuzun bir çok faydası olduğunu belirterek, maksimum fayda sağlamak için karpuzun aç karnına ve çekirdekleriyle birlikte tüketilmesini önerdi. Bostancı, karpuzun kan basıncı ve böbrek fonksiyonlarını düzenlediği, ayrıca kanserden koruduğunu söyledi.
Karpuzun çekirdekleriyle birlikte tüketilmesini tavsiye eden Bostancı , karpuz çekirdeğinde kan basıncı ve böbrek fonksiyonunu düzenlemeye yardımcı olan ‘cucurbocitrin’ adlı [...]
Almanya Atık Müdürlüğü Basın Sözcüsü Christian Bers, söz konusu ampullerin kırılması durumunda önce görünen zerreciklerin bir kartonla ya da kağıtla toplanıp metal kapaklı bir kavanoza veya kilitli plastik torbaya alınması gerektiğini söyledi. Geri kalan zerreciklerin ise koli bandının yapışkan tarafıyla veya ıslatılmış kağıtla temizlenmesini tavsiye etti.
Elektrikli süpürge kullanarak temizlemenin uygun olmadığını belirten Bers, buna mecbur [...]
Kanaatimce fakirlik ve zenginlikten birini mutlak mânâda nimet ya da onun zıddı olan nikmet şeklinde değerlendirmek doğru değildir.
Zira tarih boyunca fakirlerden pek çok salih kimse olduğu gibi yine zenginlerden de kendini Allah’a adamış, “Allah adamı” diyebileceğimiz pek çok insan var olmuştur. Bu sebeple diyebiliriz ki, yerine göre fakirlik yerine göre de zenginlik hayırlıdır; her iki [...]
Hastalıkların tedavisinde ilk ve en önemli adım doğru teşhistir. Doğru teşhis edilmeyen hastalık ne kadar tedavi edilirse edilsin, her zaman yanlış ve komplike sonuçların doğmasına neden olacaktır.
Maddi hastalıklarda geçerli olan bu kaide, manevi hastalıklarımız için de aynıyla geçerlidir. Mesela, en çok sorulan sorular arasında yerini alan vesvese. Vesvese manevi bir hastalıktır. Mutlak anlamda tedavisi gerekir.
Hastalık [...]
Daima düşünceliydi.Susması konuşmasından uzun sürerdi.Lüzumsuz yere konuşmaz; konuştuğunda ne fazla, ne eksik söz kullanırdı.
Dünya işleri için hiç kızmazdı. Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı.
Kötü söz söylemezdi.
Affediciliği tabii idi. İntikam almazdı.
Düşmanlarını sadece affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi.
Kendisini üç şeyden alıkoymuştu: Kimseyle çekişmez, çok konuşmaz, boş şeylerle uğraşmazdı.
Umanı, umutsuzluğa düşürmezdi.
Hoşlanmadığı bir şey [...]
Münafık, sözlük anlamı itibarıyla, tükenen, saklanan, yer altında yol alan köstebek gibi manalara gelir.
Kur’an’da ise “hakikatte iman etmediği halde öyle görünen, inanç ve davranışlarında ikiyüzlü olan” kişiler için kullanılır. “Menfaat ve itibar elde etme maksadıyla kendisine dindar süsü verme” manasına gelen “riya” ise hem bazı müminlerin ahlaki zaafını hem de gerçekte iman etmemiş olan münafıkların [...]
Şeytan başka yollarla İslamî hayattan alıkoyamadığı temiz ve titiz insanları, şişirdiği vesvese balonlarıyla şaşırtmaya çalışır.
Bir de bakarsınız ki; hassas insan abdestinden, guslünden, namazından şüphe etmeye başlamış, hayaline hücum eden çirkin manzara ve kötü sözlerden rahatsızlık duyarak kendinden şüphe eder hale gelmiş.
Önce bu gibi rahatsızlıklar insanın bazı devrelerinde maruz kalabileceği geçici imtihanı olarak kabul edilmeli, mühimseyip [...]
Vefat eden yaşlı adamı yakınları, vasiyet ettiği memleketine götürmemişler de en yakın yerdeki mezarlığa defnetmişler. İşte söylenti de bundan sonra çıkmış, bu vasiyet ne pahasına olursa olsun yerine getirilmeli, yakınları cenazeyi vasiyet ettiği köyüne götürmeliydiler, diye suçlamışlar.
Bundan dolayı cenazenin yakınları soruyu bize şöyle sormuşlar: “Çok mu yanlış yaptık cenazemizi vasiyet ettiği doğup büyüdüğü yere götürmediğimizden [...]
Nebiler Sultanı, nasıl en zor problemleri gayet kolaylıkla çözüyor ve halledilmez gibi görünen meseleleri rahatlıkla ve fevkalâde süratli bir şekilde hallediyordu; aynen öyle de, nice en dirayetli insanları tereddüde, hatta paniğe sevk edecek ani ve beklenmedik hâdiseler karşısında O, her zamanki vaziyet ve soğukkanlılığından hiçbir şey kaybetmeden süratle harekete geçer, bir hamlede o problemi, o [...]
Gözüne ve hayâline hiçbir günah girmeden Hazreti Ali (kerremallahu vechehû) ile evlenen, daha yaşı 25 olmadan da babasının ardından ahirete yürüyen, arkadan gelen bütün evliyâ ve asfiyânın annesi olan Hazreti Fatıma validemiz, bütün ev işlerini bizzat kendisi yapardı.
Zaten, bütünü bir tek odadan ibaret olan bir hücrecikte kalıyorlardı. O hücrecikte, Fatıma ocağı yakar ve yemek pişirmeye [...]